Le Garde Temps – Tam $1.5M’a satıldı

“Naissance d’une Montre – Le Garde Temps” projesinin en yüksek seviyede uzmanlık içeren ilk saati, Hong Kong’da gerçekleştirilen Christie’s Müzayedesi’nde 1.461.507 dolara satıldı.

Hong Kong’da gerçekleştirilen Christie’s Müzayedesi’nde, Naissance d’une Montre projesinin ilk saati tam 1,461,507 dolara (baz fiyatı $450,000 tahmin edilen) satıldı. Bu olay aynı zamanda; Robert Greubel, Stephen Forsey ve Philippe Dufour’un birlikte çalışarak, geleneksel saat üretimi bilgi ve yeteneklerini aktarmak adına hayata geçirdikleri “Naissance d’une Montre – Le Garde Temps” projesinin ödüllendirilerek onaylandığı bir gelişme oldu. http://zamaninotesinde.com/

Saat, daha önce hiç görülmemiş bir şekilde bağımsız eleştirilerin kılavuzu kabul edilen The Watch Enthusiast’tan 100 üzerinden 100 tam not alan tek saat olma özelliğini de artık taşımakta.Nadir kullanılan geleneksel saat yapımı bilgi ve kültürünü aktarma fikri, Time Æon’un kurulmasıyla temellerini attı. 2006 yılında; Robert Greubel, Stephen Forsey, bağımsız saat ustaları Philippe Dufour, Vianney Halter ve diğerleriyle birlikte, “marka eksenli” saat endüstrisini, zanaatkâr kökenlerine geri getirebilmek için kolları sıvamışlar. Geleneksel saat üretimi tekniklerinin, endüstriyel sisteme yenik düşüp, tamamen kaybolmaması adına, gelecek jenerasyonlara aktarılabilecek bir çözüm bulunması gerekiyordu. Çare belliydi, bunun için saati sıfırdan elle üretebilecek, bilgi ve yeteneklerine güvenilebilir genç bir saat ustasına ihtiyaç vardı. İşte bu noktada Michel Boulanger çıkageldi. Karşılaştığı zorluklara karşı sabırla göğüs gerebilen ve yeni bilgi alımına açık biri olması, onun bu proje için en doğru aday olduğunu gösteren özelliklerinden sadece birkaçıydı. Michel’in hâlihazırda Paris saatçilik okulunda öğretmen olması – yeni nesillere aktarım yapabilecek, öncelikli bir pozisyonda da zaten bulunuyor olması – onu en doğru seçenek yapıyordu.

gf2gf3

Birkaç ay sonra, The Naissance d’une Montre – Le Garde Temps projesi hayata geçti ve Michel Boulanger, kendisine geleneksel araç kullanımını ve teknikleri gösteren efsane saat ustası Phillippe Dufour’un kanatları altına girmişti bile. Michel, altı yıl boyunca Philippe Dufour ve Greubel Forsey atölyesindeki uzmanlarla yakın çalışarak ilk saatini yapabilmek için yoğunlaştı. Halka sunulan birkaç aşamasından sonra, School Watch (Mektep Saati)’un bitmiş hali 2016’da ortaya çıktı.

Geç dönem 18. ve 19. yüzyıl etkisi verilen saat, eklentili mekanizmasıyla üç adet ibresi olan göstergelere ev sahipliği yapmakta. Tam kalbinde ise, saatte 18,000 titreşimli frekansa sahip geniş bir tourbillon bulunuyor. Tourbillon’un kafesi de, 19. yüzyıl üstatları Jacques-Frédéric Houriet ve Abraham-Louis Breguet’nin geleneklerini yansıtıyor.Tourbillon mekanizmaya uygun alanı sağlayabilmek için de projenin öncüleri, dakika ve saatin gösteriminde, kadran merkezinin uzağında konuşlandırmayı tercih etmişler.

Her parçanın elle üretilmesi, mekanizmasında görülür olup olmamasından bağımsız olarak, saatin kesinlikle en kritik noktası. The Watch Enthusiast’tan Philppe de Palma’nın da gözlemlediği gibi, asaleti için yapılabilecek her çalışmanın uygulandığı, en yüksek seviyede uzmanlık içeren bir saatle karşı karşıyayız.Bu arada, yapılan açık arttırmada kazanılan paranın Time Æon Foundation tarafından, Naissance d’une Montre projesini destek amaçlı kullanılacağının belirtildiğini iletmekte fayda var.

gf1 gf